{"id":221,"date":"2014-01-27T20:37:40","date_gmt":"2014-01-27T19:37:40","guid":{"rendered":"http:\/\/ahmetakgunduz.com\/?p=221"},"modified":"2014-02-11T10:07:37","modified_gmt":"2014-02-11T09:07:37","slug":"risale-i-nurun-tahrif-edildigi-iftirasina-cevaplar","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/?p=221","title":{"rendered":"Risale-i Nur\u2019un tahrif edildi\u011fi iftiras\u0131na cevaplar."},"content":{"rendered":"<p><strong>Akit Gazetesi&#8217;nin &#8220;Risale-i Nur\u2019da b\u00fcy\u00fck tahrifat&#8221;<\/strong> ba\u015fl\u0131kl\u0131 haberi <strong>Nur talebeleri taraf\u0131ndan b\u00fcy\u00fck bir infialle kar\u015f\u0131land\u0131.<\/strong><\/p>\n<p>Benzer iddialar ge\u00e7mi\u015fte de g\u00fcndeme getirilmek istenmi\u015f ancak <strong>Bedi\u00fczzaman Hazretlerinin talebelerinden Abd\u00fclkadir Bad\u0131ll\u0131 a\u011fabeyin ayr\u0131nt\u0131l\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ile yalanlanm\u0131\u015ft\u0131.<\/strong> Prof. Ahmet Akg\u00fcnd\u00fcz, Bad\u0131ll\u0131 a\u011fabeyin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 tekrar hat\u0131rlatt\u0131.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 cevab\u0131 &#8220;Ar\u015fiv Belgeleri I\u015f\u0131\u011f\u0131nda Bedi\u00fczzaman Said Nursi&#8221; adl\u0131 eserinde belgeleriyle cevap verdi\u011fini ifade eden Akg\u00fcnd\u00fcz, &#8220;tahrifat iddiac\u0131lar\u0131n\u0131n y\u00fcz\u00fcne \u00e7arp\u0131yorum&#8221; dedi.<\/p>\n<p><strong>BED\u00ce\u00dcZZAMAN\u2019A A\u0130T BAZI ESK\u0130 ESERLER\u0130N\u0130N TAHR\u0130F\u0130 \u0130DD\u0130ASI VE BU \u0130DD\u0130ALARIN ASILSIZLI\u011eI<\/strong><\/p>\n<p>Bu konuda Abd\u00fclkadir Bad\u0131ll\u0131\u2019n\u0131n kaleme ald\u0131\u011f\u0131 eser ve makaleler, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n kalem oynatmas\u0131na ihtiya\u00e7 b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131r. Bilindi\u011fi gibi, Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n daha ziyade M\u00fcn\u00e2zar\u00e2t, D\u00eev\u00e2n-\u0131 Harb-i \u00d6rf\u00ee ve Nutuk isimli eserleri tahrif iddialar\u0131na konu edildi\u011finden ve bu mezk\u00fbr eserlerin tamam\u0131, 1918 y\u0131l\u0131na kadar ne\u015fredilen eserler aras\u0131nda yer ald\u0131\u011f\u0131ndan, konuyu Bad\u0131ll\u0131\u2019n\u0131n kitaplar\u0131ndan ve makalelerinden \u00f6zetleyerek alaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>Bed\u00ee\u00fczzaman \u00e2hir \u00f6mr\u00fcnde k\u00fclliyatta bizzat tashihat yaparak son \u015feklini vermi\u015ftir ve Latin harfleriyle tamam\u0131n\u0131 bast\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak baz\u0131 a\u011fabeylere, kendi zaman\u0131nda bast\u0131rma-d\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 risale ve eserlerin sonradan ne\u015fredilmesine dair m\u00fcsaadeleri olmu\u015ftur. Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n tarz\u0131na, tavsiye ve vasiyetine uygun olarak ne\u015fredilen eserler tahrif edilmi\u015f anla-m\u0131na gelmez. Tahrif, ortadan kald\u0131rma, as\u0131llar\u0131n\u0131n yerine ba\u015fka fikir ve d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ikame etme anlam\u0131na gelir.<\/p>\n<p>Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n kendilerine vasiyet etti\u011fi ve eserleri ne\u015fretme m\u00fcsaadesi verdi\u011fi tale-belerinin me\u015fveretle yapt\u0131klar\u0131 ne\u015fir ve basma meselesi yukar\u0131da izah edilen tahrif mana ve muhtevas\u0131na girmez. Bilakis, ne\u015fir, bas\u0131m, yay\u0131m, tavzih anlam\u0131nad\u0131r. Ancak Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n meslek ve me\u015frebine muhalif baz\u0131 cereyanlar var ki, onlar baz\u0131 c\u00fcmle ve kelimeleri tahrif ederek k\u00fclliyat\u0131 ve \u00fcstad\u0131 \u00e2let edebilirler. Bunlar maalesef her zaman mevcuttur. Bizlerin bu cereyanlara ve fraksiyonlara kar\u015f\u0131 dikkat ve itinal\u0131 olmam\u0131z icab eder. Bunlar ise, malum ve az\u0131nl\u0131k te\u015fkil eden gruplard\u0131r. Ancak, k\u00fclliyat art\u0131k d\u00fcnya insanlar\u0131n\u0131n mal\u0131 olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Klasik ve orijinal hale gelmi\u015f olan eserler \u00e2deta her tarafta bulunmaktad\u0131r. Bu sebebe binaen, ne kadar menfi d\u00fc\u015f\u00fcnceler, faaliyetler ve tahrifler olsa da, asl\u0131na zarar vermez. \u00c7\u00fcn-k\u00fc bu eser, art\u0131k klasik hale gelmi\u015f ve orijinal olarak d\u00fcnyaya tamim edilmi\u015ftir. Art\u0131k iyileri k\u00f6t\u00fclerden, faydal\u0131lar\u0131, tahrifat ve zararl\u0131lar\u0131ndan ay\u0131racak olan, insanlar\u0131n muhakemesi, ciddiyeti, itinas\u0131 ve hassasiyetidir.<\/p>\n<p>Ortada Risale-i Nur\u2019lar tahrif olmu\u015ftur diye bir iddia var ve y\u0131llard\u0131r devam ediyor. Bu iddiay\u0131 ortaya atan iddiac\u0131lar, gazetelere ve TV\u2019lere konu\u015fuyor. Delillerin t\u00fcm\u00fc rivayet ve riv\u00e2yet edenler de kendileridir. Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n, Muhammed S\u0131dd\u0131k bey ile ilgili iddia edilen rivayeti ba\u015fta olmak \u00fczere hi\u00e7 bir rivayet i\u00e7in kaynak ve delil g\u00f6stermemiz m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ba\u015ftan sona delil ve ispat mesle\u011fini takip eden risalelerin, gizli bir \u015fekilde bir \u00e7uvala konup ve \u00fcstad\u0131n birinci derecede bir talebesi olmayan birisine gizli vermesi ile delilsizli\u011fe mahk\u00fbm edilmesini kabul etmek elbette kolay de\u011fildir.<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir iddia, muhtelif lahikalardan ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z a\u015fa\u011f\u0131daki ifadelerle tamamen tezad te\u015fkil etmektedir. Risale-i nur hizmetini ilgilendiren en ufak bir meseleyi dahi abilerin me\u015f-veretine havale eden bir \u00fcstad\u0131n, hizmetin esas\u0131 olan nur k\u00fclliyat\u0131yla ilgili en \u00f6nemli bir meseleyi di\u011fer b\u00fct\u00fcn abilerden gizli bir \u015fekilde halletmesini beklemek, \u00fcstad\u0131m\u0131z\u0131 \u00e7eli\u015fkili davranmakla ittiham etmek demektir ki; bundan da Allaha s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p><strong>Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n Baz\u0131 Eski Eserlerinden K\u00fcrd ve K\u00fcrdistan Kelimeleri \u00c7\u0131kar\u0131ld\u0131 m\u0131?<\/strong><\/p>\n<p>&#8220;K\u00fcrdi&#8221; ifadesi yerine, &#8220;Nursi&#8221;; &#8220;K\u00fcrdistan&#8221; yerine, &#8220;\u015eark&#8221; yahut \u201cVil\u00e2y\u00e2t-\u0131 \u015eark\u0131ye\u201d ke-limelerini bizzat Bed\u00ee\u00fczzaman koymu\u015ftur. Bunun \u00f6rnekleri ekte ne\u015fredece\u011fimiz \u00fc\u00e7 Ris\u00e2le-nin asl\u0131nda g\u00f6r\u00fclebilir. .Mahkemelerde, h\u00e2kimler bilerek ve kasdi olarak &#8220;Said-i K\u00fcrdi&#8221; diye-rek hitap ediyorlar.Zira onlar, bunu k\u00fcrt\u00e7\u00fcl\u00fck \u015fekline yorumlamak suretiyle insanlar\u0131 Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019dan uzakla\u015ft\u0131rmay\u0131 hedefliyorlard\u0131. Bed\u00ee\u00fczzaman ise, her seferinde bunu izah ediyor. Risalelerde tahrifat diye ifade edilen hususlar, bizzat Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n tassarrufundan ge\u00e7en ve Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n de\u011fi\u015ftirdi\u011fi ifade-lerdir. Bunun hikmeti ise birilerinin oyununa gelmemek i\u00e7in tedbir almakt\u0131r. Yoksa, hi\u00e7 bir nur talebesinin, ba\u015fka bir etnik kimli\u011fi ne inkar etmesi ve ne de \u00f6n yarg\u0131l\u0131 davranmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n eski eserleri de, yeni eserleri de ba\u015ftan ba\u015fa nur ve huzur vermektedirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc kaynaklar\u0131 \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n asl\u00ee p\u0131nar\u0131d\u0131r. Ta\u015fk\u0131n hissiyat kar\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, daima s\u0131rat-\u0131 m\u00fcstakim rehberli\u011finde ne\u015fv \u00fc nema bulmu\u015flard\u0131r. Nitekim Bed\u00ee\u00fczzaman, &#8220;\u0130ki Mekteb-i Musibetin \u015eeh\u00e2detn\u00e2mesi&#8221; eserinde, yani 31 Mart 1325 hadisesi m\u00fcnasebetiyle deh\u015fetli olan Divan-\u0131 Harb-i \u00d6rf\u00ee Mahkemesi pa\u015falar\u0131na kar\u015f\u0131 son derece merdane savunmas\u0131 i\u00e7eri-sinde bu husus i\u00e7in \u015f\u00f6yle demi\u015ftir:<\/p>\n<p>Ey pa\u015falar zabitler! Cem\u00ee\u2019-i kuvvetimle derim ki, cer\u00eedelerde ne\u015fretti\u011fim umum ma-kal\u00e2t\u0131mdak\u0131 umum hakaika nihayet derecede mus\u0131rr\u0131m. \u015eayet zaman-\u0131 maz\u00ee canibinden asr-\u0131 saadet mahkemesinden adaletname-i \u015feriatle davet olunsam; ne\u015fretti\u011fim hakaiki aynen ibraz edece\u011fim. Olsa olsa, o zaman\u0131n ilcaat\u0131nm modas\u0131na g\u00f6re bir libas giydirece\u011fim. \u015eayet m\u00fcs-takbel taraf\u0131na, \u00fc\u00e7y\u00fcz sene sonra tenkidat-\u0131 ukala mahkemesinden tarih celbnamesiyle celb olunsam; yine bu hakikatleri -tevess\u00fc&#8217; ve inbisat ile \u00e7atlayan baz\u0131 yerlerini yamalamakla beraber- taze olarak orada da g\u00f6sterece\u011fim. Demek, hakikat tahavv\u00fcl etmez, hakikat hakt\u0131r. \u0130\u015fte Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n \u015fu kat&#8217;\u00ee ifadesi, bizce mes&#8217;eleyi k\u00f6k\u00fcnden halletmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, s\u0131rr\u0131nca, Peygamber miras\u00e7\u0131s\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in, havadan konu\u015fmamak, hissiyat\u0131n ta\u015fk\u0131n tesirleri alt\u0131nda ifadede bulunmamak hakikat\u0131ndan nasibini alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6yle ise Bed\u00ee\u00fczzaman, 1908&#8217;lerde neyi konu\u015fmu\u015f, neyi yazm\u0131\u015fsa, ayn\u0131s\u0131yla hak ve hakikat oldu\u011fu ve el&#8217;an da ve hatta k\u0131yamete kadar da o hakikat, l\u00fczum-u kat&#8217;\u00eesinin b\u00fct\u00fcn ci-hetleri ve \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131yla ortada oldu\u011fu gibi; o tarihten otuz\u00fc\u00e7 y\u0131l sonra, yani 1951&#8217;lerde ayn\u0131 o hakikatleri, tevess\u00fc&#8217; ve inbisat ile \u00e7atlayan baz\u0131 yerlerini yamalamak, ya da h\u00e2s ve hus\u00fbs\u00ee iken, umumile\u015ftirmek ve bir nevi c\u00fcz&#8217;iyyetten k\u00fclliyete \u00e7\u0131karmak gayesiyle ufak tefek baz\u0131 tasarruflarla yeniden tashih ederek ne\u015fretti\u011fi \u015fekliyle de elbetteki hakt\u0131r, hakikattir ve yerindedir. Mesela diyelim; eskiden yaz\u0131lm\u0131\u015f bir eserinde h\u00e2s olarak &#8220;K\u00fcrd&#8221; kavmine hitap etti\u011fin-de, \u0130sl\u00e2m\u00ee milliyet \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7erisinde milliyet\u00e7ilik hislerini tahrik edip intibaha getirmek niyetiyle, R\u00fcstem-i Z\u00e2l ve Selahaddin-i Eyy\u00fbb\u00ee&#8217;lerin isimlerini y\u00e2d etmi\u015f iken, \u015fimdi ayn\u0131 o eserini yeniden ne\u015fretti\u011finde, T\u00fcrk kavmini de ayn\u0131 hislerden uyand\u0131rmak i\u00e7in Barbaros Hayreddin Pa\u015fa ve Celaleddin-i Harzem\u015fah vesairenin isimlerini de beraber zikretmesiyle, meselemizin \u00f6z\u00fcn\u00fc ortaya koydu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Yoksa, baz\u0131lar\u0131n\u0131n zann\u0131 gibi, Bedi\u00fczzaman&#8217;\u0131n eskideki nutuk, makale ve kitaplar\u0131n\u0131n ihtiva eyledikleri b\u00fcy\u00fck, derin ve zarur\u00ee olan o hakikatler, bilahere -az \u00fcstte izah\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015f tarz\u0131 ile- onun baz\u0131 tasarruflar\u0131na u\u011fram\u0131\u015f olmas\u0131yla, arz-\u0131 felata (yani \u00e7orak arazi) at\u0131lm\u0131\u015f demek de\u011fildir. Bil&#8217;akis o eski eserlerinin dile getirdikleri ayn\u0131 o hakikatler, bug\u00fcn daha \u00e7ok kuvvetlenmi\u015f, \u015fiddetlenmi\u015f ve behemehal icablar\u0131n yap\u0131lmas\u0131 zarur\u00ee hale gelmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Demek ki onlar, bug\u00fcnk\u00fc halleri ile bir tevess\u00fc&#8217; ve inbisat kaziyesi mucibince bir yamalamaya tabi tutulmas\u0131 s\u00f6z konusudur ve husus\u00eelikten umum\u00eeli\u011fe, c\u00fcz&#8217;\u00eelikten k\u00fcll\u00eeli\u011fe terakki etme ve ettirme durumu vard\u0131r. Bu durumlar\u0131n icab\u0131na g\u00f6re de, bir tasarrufu gerektirecektir. Nitekim de \u00f6yle olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Hal b\u00f6yle iken, Hazret-i Bedi\u00fczzaman&#8217;\u0131n o eski eserleri bir \u00e7ok yerlerde ve k\u00fct\u00fcphane-lerde ilk vaziyetleriyle ve \u00e7ok\u00e7a bulunmalar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, yine de tahrifden bahsetmek, tamamen k\u00f6t\u00fc niyete dayanmaktad\u0131r. Nitekim Hazreti \u00dcstad, &#8220;\u0130ki Mekteb-i Musibetin \u015eehadetn\u00e2mesi&#8221; eserini tashih ve tasarruflardan sonra, son \u015fekliyle tab&#8217;ettirmek i\u00e7in Ankara&#8217;ya g\u00f6nderdi\u011fi zaman, onun ba\u015f\u0131na \u015fu yaz\u0131y\u0131 ilave etmi\u015ftir. Aziz S\u0131dd\u0131k Karde\u015fim, bu tashihli tarz\u0131 h\u00e2s dostlar me\u015fveretiyle teksir edebilirsiniz. Bu musahhah\u0131n bir suretini \u0130nebolu&#8217;ya g\u00f6nderip, eski harflerle kabil ise teksir edilebilir. Madem eski zamanda iki defa tab&#8217; edilmi\u015f, kimse itiraz etmemi\u015f&#8230; Hem ili\u015fmek ihtimali bulunan baz\u0131 kelimeler de de\u011fi\u015ftirilmi\u015f ayn-\u0131 hakikat bir risaleciktir. H\u00e2s dostlar\u0131n tensibiyle, fakat s\u0131hhatine tam dikkat etmek \u015fart\u0131yla ne\u015fredebilirsiniz. Eski zamandan ziyade bu zaman\u0131n tam bir dersi olabilir. Said-i Nursi.<\/p>\n<p>Bu mevzuda pek m\u00fchim ve son derece cidd\u00ee bir husus daha vard\u0131r, o da \u015fudur: 1908&#8217;lerden 1914&#8217;e kadarki ge\u00e7en zaman ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7erisinde geli\u015fen ibret-\u00e2miz hadiselerle ve Birinci Harb-i Umum\u00ee&#8217;nin tarrakalar\u0131n\u0131n ihtar etti\u011fi derslerle, Hazret-i \u00dcstad\u0131n o zamanlarda birinci derecede y\u00fcr\u00fctmek istedi\u011fi ve pek \u00e7ok ehemmiyetle \u00fcst\u00fcnde durdu\u011fu husus, Osmanl\u0131 camias\u0131nda \u0130slam milletlerinin ve Alem-i \u0130sl\u00e2m\u0131n i\u00e7tima\u00ee ve b\u00fcy\u00fck hizmetleri merhalesini bir derece ask\u0131ya alm\u0131\u015f ve ona, o g\u00fcnden itibaren art\u0131k \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc derecede bakarak, tal\u00ee hizmetler s\u0131ras\u0131nda b\u0131rakm\u0131\u015f desek, yanl\u0131\u015f etmi\u015f olmay\u0131z tahmin ediyorum. Zira o zat, mezk\u00fbr zamanlar \u015feridine tak\u0131l\u0131 olan h\u00e2disat\u0131 ve i\u00e7indeki esrarengiz ve desiseli ink\u0131laplar\u0131 g\u00f6rd\u00fc, ibret ve ikaz derslerini ald\u0131.. Ve b\u00fct\u00fcn kuvvetiyle ve tamam kanaatiyle m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n iman ve akidelerinin takviye ve tahkim hizmetinin her \u015feyden \u00f6nce elzemiyetini anlad\u0131 ve b\u00fct\u00fcn himmet ve gayretiyle ona el att\u0131. Hem \u0130sl\u00e2m milletlerinin tek ve yegane kuvvet kaynaklar\u0131n\u0131n iman ve din karde\u015fli\u011fi i\u00e7indeki tevhid ve ittihad oldu\u011funu tamam\u0131yla anlad\u0131. Bunun da, iman ve akideyi tahkim hizmetinden sonra, her \u015feyden \u00f6nceki elzemiyetini g\u00f6rd\u00fc. Bu y\u00fczden o koskoca Hazret-i Bedi\u00fczzaman, mezk\u00fbr iman ve \u0130sl\u00e2m hizmeti ve uhuvveti hizmetlerine \u00e7ekirde\u011finden ba\u015flamak \u00fczere, b\u00fct\u00fcn himmetiyle iman, akide, uhuvvet ve tevhid hizmetlerinin unvan\u0131 olan Nur Risalelerini te&#8217;lif ve ne\u015fretme vazifesine koyuldu. Bu hizmetin da\u011fda\u011fas\u0131z ve selamet ile y\u00fcr\u00fct\u00fclebilmesi i\u00e7in de, siyas\u00ee ve i\u00e7tima\u00ee mes&#8217;elelerden tamamen elini \u00e7ekti. Onun yerine iman ve Kur&#8217;an hizmetinin \u00e7er\u00e7eveledi\u011fi hareketler y\u00f6r\u00fcngesine girdi.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte, bu zaviyeden Bedi\u00fczzaman\u2019a bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, elbette denilebilir ki; Onun o eski tasavvurundaki hizmetleri daima kendi makam\u0131nda ve zemininde hak, l\u00e2z\u0131m ve yerinde olan \u015feyler olmakla birlikte, bunlar\u0131 bir ka\u00e7 derece geri iten i\u015fler vard\u0131 ki; umum \u00e2lem-i \u0130sl\u00e2m\u0131 alakadar eden ve m\u00fc\u015fterek mal\u0131 olan iman ve akideyi takviye hizmetlerinin da\u011fda\u011fas\u0131z y\u00fcr\u00fct\u00fclebilmesi hat\u0131r\u0131na binaen, eskideki i\u00e7tima\u00ee hizmetleri ask\u0131ya ald\u0131. Yani bilfiil onlar\u0131 takibten bir derece geri kald\u0131. Hatta o eski hizmetlerinin yeniden derhat\u0131r olup da, otuz-k\u0131rk sene sonra aras\u0131ra m\u00fcteveccih oldu\u011funda da, yine iman hizmetinin meslek ve me\u015frebine g\u00f6re bir renk ve bir ayar verdi ve ona g\u00f6re tanzim etti. Evet, bize g\u00f6re \u015fu birinci maddenin asl\u00ee izah\u0131n\u0131n k\u0131sacas\u0131 b\u00f6yledir ve bu kadard\u0131r.<\/p>\n<p><strong>N\u00fcsha Farklar\u0131; Risale-i Nur&#8217;un Tashihine Ait \u0130zin ve Ruhsat Belgeleri<\/strong><\/p>\n<p>N\u00fcsha fark\u0131, Kur&#8217;an m\u00fcstesna olarak hemen hemen her kitabda mevcuddur. Hatt\u00e2 Kur&#8217;an&#8217;\u0131n l\u00e2f\u0131z ve kelimeler cihetinde n\u00fcsha fark\u0131 yoksa da, k\u0131raat tarz\u0131nda \u00e7e\u015fitli telaffuz \u015fekli vard\u0131r. Hem, Ehl-i S\u00fcnnet Ve-l Cemaat\u0131n yan\u0131nda Kur&#8217;an&#8217;dan sonra en makbul ve muteber say\u0131lan Buhar\u00ee-i \u015eerif&#8217;de dahi baz\u0131 n\u00fcsha farklar\u0131 bulunmaktad\u0131r. Buhar\u00ee&#8217;nin \u0130stanbul bask\u0131l\u0131 Osmanl\u0131 n\u00fcshas\u0131n\u0131n kenar\u0131nda bu n\u00fcsha farklar\u0131na i\u015faretler konulmu\u015ftur. Bu b\u00f6yle olunca, elbette Risale-i Nurlarda da n\u00fcsha farklar\u0131 olacakt\u0131r. Bu farklar sadece kelimelerde de\u011fil, c\u00fcmlelerde hatt\u00e2 sat\u0131rlarda da olmas\u0131 gayet tabi\u00eedir. S\u00e2ir kitablardaki de \u00f6yledir.<\/p>\n<p>Evet, Risale-i Nur kitablar\u0131n\u0131n n\u00fcsha farklar\u0131 vard\u0131r, fakat ayn\u0131 ma&#8217;nada ve ayn\u0131 terad\u00fcfte ayr\u0131 ayr\u0131 kelimelerden ibarettir. \u00c7\u00fcnki, M\u00fcellif-i Muhterem uzun zaman tashih vazifesinde y\u00fczlerce, binlerce risaleyi tashih ederek bu kelimeleri il\u00e2ve etmi\u015ftir. B\u00f6ylece \u00dcstaddan musahhah elyazma me&#8217;haz eserlerde de baz\u0131 n\u00fcsha farklar\u0131 bulunmaktad\u0131r. Bu me&#8217;haz eserler, n\u00e2\u015firlerce muhafaza edilmektedir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u015fimdi biz bu ger\u00e7e\u011fin delil ve belgelerini arzetmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Daha sonra da n\u00fcsha farklar\u0131n\u0131n keyfiyeti hakk\u0131nda ve nas\u0131l ve nerelerde v\u00e2ki&#8217; oldu\u011funun \u015fekli \u00fczerinde isbatl\u0131 bir ara\u015ft\u0131rma yapaca\u011f\u0131z. Bu izin ve ruhsatlar, Risale-i Nur&#8217;un te&#8217;lifi ve ne\u015friyat\u0131yla beraber uzun m\u00fcddet devam etmi\u015ftir. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 s\u0131ralayacak de\u011filiz. Birka\u00e7 \u00f6rnek vermekle iktifa edece\u011fiz. Hem bu izinler, rastgele herkese verilmi\u015f de\u011fildir. Belki merhum Hulusi Bey gibi, H\u00fcsrev Altunba\u015fak gibi baz\u0131 z\u00e2tlara ve ayr\u0131ca Medreset\u2019\u00fcz-Zehr\u00e2 erk\u00e2nlar\u0131n\u0131n m\u00fc\u015fterek me\u015fveretlerine verilmi\u015ftir. Bunun yan\u0131nda, Hz. \u00dcstad&#8217;\u0131n hayat\u0131n\u0131n son senelerinde o izinleri kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131na dair baz\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n emareleri ve baz\u0131 ifadelerinin v\u00e2rid oldu\u011funu da tekrar hat\u0131rlat\u0131r\u0131z. Bundan evvel d\u00f6rt suale cevab ve mu\u011fayyeb\u00e2t-\u0131 hamseye dair Sabri Efendi ve Haf\u0131z Ali&#8217;nin suallerine dair k\u0131sa cevab\u0131 H\u00fcsrev ile beraber okuyunuz. M\u00fcnasib g\u00f6r\u00fcrseniz \u00fc\u00e7\u00fc birden ya Onalt\u0131nc\u0131 Lem&#8217;a veya yaz\u0131lmayan Ond\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Mektub makam\u0131na kaim edilsin. Hem yanl\u0131\u015f var ise tashih edersiniz. \u00c7\u00fcnki cevablar\u0131n asl\u0131 s\u00fcnuhat olmakla beraber, tafsil\u00e2t\u0131nda fikrim kar\u0131\u015farak yanl\u0131\u015f edebilir.<\/p>\n<p>Ke\u015fki \u015f\u00e2ir olsayd\u0131m, bunu tekmil etseydim, dedim. Halbuki \u015fiir ve nazma istidad\u0131m yokken yine ba\u015flad\u0131m, fakat nazm ve \u015fiir yapamad\u0131m. Nas\u0131l hut\u00fbr etti ise \u00f6yle yazd\u0131m. Benim v\u00e2risim olan sen, istersen nazma \u00e7evir, tanzim et.<\/p>\n<p><strong>Verilen izin ve ruhsatlar kar\u015f\u0131s\u0131nda Albay H. Hulus\u00ee Bey&#8217;in bir beyan\u0131:<\/strong> Sabri Efendi karde\u015fimiz ne g\u00fczel takdir etmi\u015f, m\u00e2\u015f\u00e2allah, m\u00e2\u015f\u00e2allah. Kimin haddidir ki, bu Nurlarda yanl\u0131\u015fl\u0131k bulsun. Evet baz\u0131 ibareler belki edebiyat denilen \u015feye tam muvaf\u0131k d\u00fc\u015fm\u00fcyormu\u015f. Bunda da isabet var. \u00c7\u00fcnki edebiyat sat\u0131lm\u0131yor, Kur&#8217;an&#8217;dan nurlar g\u00f6steriliyor. Bu fakir karde\u015finiz bu S\u00f6zleri okudu\u011fum zaman \u00dcstad\u0131m\u0131 temsil eder bir hal al\u0131yorum. Tabirat\u0131n\u0131zla, \u015fivenizle okumak bana o kadar zevkli, lezzetli geliyor ki, tarif ede-mem. Onun i\u00e7in bir harfe dokunmay\u0131, az\u00eem bir g\u00fcnah, i\u015fliyorum tel\u00e2kki ediyorum. Bazan verdi\u011finiz sel\u00e2hiyetin manev\u00ee kuvvetiyle n\u00e2m\u0131n\u0131za olarak bir harfin yerini de\u011fi\u015ftiriyor veya kald\u0131rabiliyorum. \u0130\u015fte bendeki tel\u00e2kki ve tesir bu m\u00e2hiyettedir.<\/p>\n<p>S\u00e2lisen: \u015eeytanla m\u00fcnazara n\u00e2m\u0131ndaki Birinci Mebhasdaki \u015feytan\u0131n mesle\u011fine ait baz\u0131 t\u00e2birat \u00e7ok galiz d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f. H\u00e2\u015f\u00e2, h\u00e2\u015f\u00e2 kelimesiyle ve farz-\u0131 muhal suretindeki kay\u0131dlarla ta&#8217;dil edildi\u011fi halde, yine beni titretiyor. Sonra size g\u00f6nderilen par\u00e7ada baz\u0131 ufak ta&#8217;dil\u00e2t vard\u0131; n\u00fcshan\u0131z\u0131 onunla tashih edebildiniz mi? Fikrinizi tevkil ediyorum; o t\u00e2birattan l\u00fczumsuz g\u00f6rd\u00fcklerinizi tayyedebilirsiniz.<\/p>\n<p>Bed\u00ee\u00fczzaman, Hazretleri, Kastamonu hayat\u0131nda da yine bu konuda daha geni\u015f izin ve ruhsatlar vermi\u015ftir. Bilhassa Ta\u015fk\u00f6pr\u00fcl\u00fc S\u00e2d\u0131k Bey&#8217;le Tarih\u00e7e-i Hayat&#8217;\u0131n\u0131n muhtevas\u0131 konusunda yapt\u0131\u011f\u0131 muhaberelerde daha \u00e7ok ve geni\u015f tasarruf izinleri vermi\u015flerdir. Bunlar yazmakta oldu\u011fum Tarih\u00e7e-i Hayat kitab\u0131n\u0131n ba\u015f taraflar\u0131na k\u0131smen kaydedildi\u011fi i\u00e7in, onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalan bir iki n\u00fcmune arz ediyorum:<\/p>\n<p>Zannederim ki, hakaik-\u0131 \u00e2liye-i imaniyeyi Risale-i Nur ihata etmi\u015f. Ba\u015fka yerlerde aramaya l\u00fczum yok. Yaln\u0131z bazan izah ve tafsile muhta\u00e7 kalm\u0131\u015f. Onun i\u00e7in vazifem bitmi\u015f gibi bana geliyor. Sizin vazifeniz devam ediyor. Ve in\u015f\u00e2allah vazifeniz, \u015ferh ve izahla ve tekmil ve tah\u015fiye ile ve ne\u015fir ve ta&#8217;lim ile, belki Yirmibe\u015finci ve Otuzikinci Mektublar\u0131 te&#8217;lif ile ve Dokuzuncu \u015eua&#8217;n\u0131n dokuz makam\u0131n\u0131 tekmil ile ve Risale-i Nur&#8217;u tanzim ve tertib ve tashih ile devam edecek.<\/p>\n<p>Yirmi sene evvelki T\u00fcrk\u00e7e ile \u015fimdiki T\u00fcrk\u00e7enin fark\u0131 oldu\u011fundan, yeni T\u00fcrk\u00e7e i\u00e7in baz\u0131 kelimat-\u0131 Arabiyede tasarruf edildi. Siz de \u00f6yle yapabilirsiniz. Risale-i Nur yirmi sene evvelki T\u00fcrk\u00e7e ile konu\u015fur. O zaman\u0131 g\u00f6rmeyen gen\u00e7lere teshil\u00e2t olmak i\u00e7in baz\u0131 ta&#8217;birat\u0131 de\u011fi\u015ftirseniz iyi olur.<\/p>\n<p><strong>1944-1949 y\u0131llar\u0131nda \u00dcstad, Emirda\u011f&#8217;\u0131nda iken bu konuda verdi\u011fi izinler vard\u0131r. \u0130ki, \u00fc\u00e7 n\u00fcmune arz ediyoruz:<\/strong> \u00c7ok faal ve iman\u0131 ve ihl\u00e2s\u0131 \u00e7ok kuvvetli Ahmed Nazif evvelce yazm\u0131\u015ft\u0131 ki, Z\u00fclfikar ve Asa-y\u0131 Musa&#8217;daki m\u00e2nas\u0131 anla\u015f\u0131lmayan m\u00fc\u015fkil baz\u0131 Arabi kelimeleri terc\u00fcme etmek gibi hizmeti benden isterdi. Benim \u015fimdiki h\u00e2lim ve devam eden hastal\u0131\u011f\u0131m ve maddi s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131m m\u00fcsaade etmiyor. Sizler iki veya \u00fc\u00e7 z\u00e2t\u0131 bu vazife ile benim bedelime me\u015fgul ediniz. Fakat \u00e7ok inceden inceye gitmesinler. Hatt\u00e2 m\u00e2nay\u0131 bozmayan yanl\u0131\u015flara \u00e7ok ehemmiyet verilmesin.<\/p>\n<p>Bundan sonraki k\u0131sm\u0131, b\u00fct\u00fcn \u00f6mr\u00fcmde g\u00f6rmedi\u011fim deh\u015fetli ve semli bir hastal\u0131k i\u00e7inde yaz\u0131lm\u0131\u015f. Kusurat\u0131ma nazar-\u0131 m\u00fcsamaha ile bak\u0131ls\u0131n. H\u00fcsrev m\u00fcnasib g\u00f6rmedi\u011fi k\u0131sm\u0131 ta&#8217;dil, tebdil \u0131slah edebilir. Z\u00fclfikar Mecmuas\u0131n\u0131n tashihini tamam yapam\u0131yorum. Bir tek n\u00fcsha mukabelesiz tashihi ise; yirmi sene evvelki te&#8217;lif zaman\u0131na gayet kuvvetli bir kuvve-i haf\u0131za ile girmek l\u00e2z\u0131m geliyor ki, tam tashih edilsin. Halbuki bu hastal\u0131kta kuvve-i haf\u0131zam s\u00f6nm\u00fc\u015f h\u00fckm\u00fcndedir. Fakat ben \u015fimdi bakt\u0131m ki, hadsiz \u015f\u00fck\u00fcr olsun, m\u00e2nay\u0131 bozacak ehemmiyetli yanl\u0131\u015flar pek az g\u00f6rd\u00fcm. Onun i\u00e7in m\u00fchim yanl\u0131\u015flar g\u00f6rsem, bir listecik size g\u00f6nderilecek. Said Nursi.<\/p>\n<p>Bu gelecek yaz\u0131da tasarruf i\u00e7in ruhsat izni bulundu\u011fu halde, o tip izin ve ruhsatlar\u0131n kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 da i\u015f&#8217;ar ediyor: Saniyen: Nur&#8217;un metni, izaha ihtiyac\u0131 olsa, ya sat\u0131\u00acr\u0131n \u00fcst\u00fcnde, ya kenarda h\u00e2\u015fiyecikler yaz\u0131lsa daha m\u00fcnasibdir. \u00c7\u00fcnki metin i\u00e7ine girse, teksir edilen n\u00fcshalar ayr\u0131 ayr\u0131 olur, tashih l\u00e2z\u0131m gelir. Hem su-i isti&#8217;male kap\u0131 a\u00e7\u0131l\u0131r, muar\u0131zlar istifade ederler. Hem herkes senin gibi muhakkik m\u00fcdakkik olmaz, yanl\u0131\u015f bir m\u00e2na verir, bir kelime il\u00e2ve eder, ehemmiyetli bir ha-kikati kaybetmeye sebeb olur. Ben tashihat\u0131mda b\u00f6yle zararl\u0131 il\u00e2veleri \u00e7ok g\u00f6rd\u00fcm. Hem benim tarz-\u0131 ifadem, bu zaman\u0131n T\u00fcrk\u00e7esine uygun gelmiyor. Bir par\u00e7a dikkat ve teenni ister. Belki bunun da bir faydas\u0131, bir hikmeti var.<\/p>\n<p>Bundand\u0131r ki; bug\u00fcn me\u00acsel\u00e2 \u0130nebolu&#8217;\u00acnun bir As\u00e2-y\u0131 Musa&#8217;s\u0131 ile, Isparta&#8217;n\u0131n teksir etti\u011fi bir As\u00e2-y\u0131 Musa&#8217;y\u0131 \u2014her ikisi de Hz. \u00dcstad\u2019\u0131n kontrol\u00fcn\u00acden ge\u00e7ti\u011fi halde\u2014 kar\u015f\u0131\u00acla\u015ft\u0131rsak, baz\u0131 keli-me ve c\u00fcm\u00aclelerde m\u00e2naca bir, fakat suret\u00e7e baz\u0131 c\u00fcz&#8217;\u00ee de\u011fi\u015fiklikler g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ama buna her-hangi bir kimsenin bir \u015fey deme\u00acye haddi ve hakk\u0131 yoktur. \u00c7\u00fcnki, onun m\u00fc\u00acellifi onlar\u0131 g\u00f6r-m\u00fc\u015f, kontrol etmi\u015f ve d\u00fczeltmelerde bulunmu\u015ftur. L\u00e2kin Risale-i Nur&#8217;un n\u00fcshalar\u0131n\u0131 tek tarz yapmak hu\u00acsusunda Hz. \u00dcstad&#8217;\u0131n herhangi bir talebi veya emri s\u00e2\u00acd\u0131r olma\u00acm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat tashihat hususunda ta\u00aclebelerine \u00e7ok m\u00fckerrer ve pek cidd\u00ee emir\u00acleri olmu\u015ftur. Bunun i\u00e7in Hz. \u00dcstad&#8217;\u0131n vefa\u00act\u0131ndan sonra bir \u00e7ok defa\u00aclar Nur mecmuala\u00acr\u0131 musannan n\u00fcshalarla kar\u015f\u0131-la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p son derece titizlik i\u00e7inde tashihleri yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 hal\u00acde, tek tarz n\u00fcsha yapmak te\u015febb\u00fc-s\u00fcne te\u00acves\u00acs\u00fcl edilmemi\u015ftir. N\u00fcsha farklar\u0131n\u0131n men\u00ac\u015fei budur.<\/p>\n<p>Bu da iki noktadan gelmi\u015ftir: Birincisi: Yukar\u0131da tafsili ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n has baz\u0131 talebelerine bir \u00e7ok de-falar gayet samimi olarak verdi\u011fi tas\u00achih ruh\u00acsat\u0131 ve tanzim izni&#8230; \u0130kincisi: \u0130lk ba\u015flarda elle \u00e7o\u011fal\u00act\u0131lan risalelerin k\u00e2tibleri i\u00e7inde baz\u0131la\u00acr\u0131n\u0131n ya okuyama-d\u0131\u011f\u0131 veya m\u00e2na\u00acs\u0131n\u0131 bilemedi\u011fi baz\u0131 kelimelerin iml\u00e2s\u0131nda ve yaz\u0131l\u0131\u015f \u015feklin\u00acde yanl\u0131\u015flar d\u00fc\u015f-t\u00fc\u011f\u00fcnde veya yine k\u00e2tible-rin ya\u00aczarken sehven bir iki kelimeyi veya c\u00fcmleyi veya sat\u0131r\u0131 nok-san yazd\u0131klar\u0131nda, Hz. \u00dcstad, bunlar\u0131 tashih eder\u00acken o anda ve o yerde, o makam\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade ede\u00accek olan baz\u0131 kelime veya c\u00fcmleleri tashihen il\u00e2\u00acve et\u00acti\u011fi gibi, ba\u015fka bir n\u00fcshay\u0131 da nadiren, ayn\u0131 m\u00e2nada ba\u015fka kelimelerle tashih ederdi. Bed\u00ee\u00fczzaman risaleleri tashih ederken herhangi bir as\u0131lla kar\u015f\u0131la\u015f\u00act\u0131rmadan d\u00fczelt-melerde bulunur. \u00abBen tashihatta hay\u00e2len te&#8217;lif zaman\u0131na gidiyorum, \u00f6yle tashih ediyo\u00acrum\u00bb mealindeki ifadesi; her halde ve mut\u00aclaka, meselenin m\u00e2nas\u0131 cihetiyle olmak l\u00e2\u00acz\u0131md\u0131r. \u00c7\u00fcnki tashihatta harf harf, kelime kelime \u00fczerinde durmay\u0131p yaln\u0131z m\u00e2nas\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve ona g\u00f6re d\u00fczeltmeler yap\u00act\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. Bu meseleye \u015funu da il\u00e2ve etmek gere\u00ackir ki: Yuka\u00acr\u0131da bir nebze te\u00acmas edildi\u011fi \u00fcze\u00acre, Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n mez\u00ack\u00fbr izin ve ruhsatlar\u0131yla kendini ziya\u00acdesiyle sel\u00e2hiyetdar g\u00f6ren baz\u0131 z\u00e2tlar\u0131n tanzim i\u015flerini \u00e7o\u011falt\u00act\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6ren Bed\u00ee\u00fczzaman, 1949 y\u0131l\u0131ndan ba\u015flayarak 1953&#8217;lerde ta\u00acmamen durdurma cihe\u00actine gitmi\u015f ve o izin ve ruhsatlar\u0131 kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Bed\u00ee\u00fczzaman Kendi Eserlerinde Baz\u0131 Tasarruf ve Tashihlerde Bulunmu\u015f mudur? Bulunmu\u015f ise Sebepleri Nelerdir?<\/strong><\/p>\n<p>Evvela, benzeri tasarruf ve tashih meselesi b\u00fct\u00fcn m\u00fcellif ve musanniflerde g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f ve g\u00f6r\u00fclmektedir ve bu y\u00fczden bir \u00e7ok kitap\u00aclarda n\u00fcsha farklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hatta en mu&#8217;temed ve Kur&#8217;andan sonra en kuds\u00ee kitaplarda bile musannif veya m\u00fcellifin sonradan yapt\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 ta\u00acsarruf ve tashihlerinden dolay\u0131 n\u00fcsha farklar\u0131 v\u00fccuda gelmi\u015f ve bunlara son-radan i\u015faretler konulmu\u015ftur. \u0130mam-\u0131 \u015eafi&#8217;\u00ee Hazretlerinin &#8220;Kavl-i Kadim=Kavl-i Cedid&#8221; yahut \u201cMezheb-i Kad\u00eem=Mezheb-i Ced\u00eed\u201d diye eserle\u00acrinde b\u00fcy\u00fck tasarruflar uygulad\u0131\u011f\u0131 f\u0131k\u0131h \u00e2limle-ri nezdinde me\u015fhur ve ma&#8217;lumdur.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte, Bedi\u00fczzaman da, kendi te&#8217;lifi olan eserlerinde, hususiyle eski eserle\u00acrinin baz\u0131lar\u0131n-da bir tak\u0131m tasarruf ve tashihleri vaki&#8217; olmu\u015ftur. Ve bu durum kat&#8217;\u00eedir, \u015f\u00fcphesizdir. L\u00e2kin buna ra\u011fmen, Bedi\u00fczzaman\u2019\u0131n m\u00fc\u00acbarek eli ve kalemi ile yap\u0131lm\u0131\u015f mezk\u00fbr tasarruflar\u0131n var-l\u0131\u011f\u0131 ortada iken, baz\u0131 insanlar\u0131 menfi y\u00f6nden \u015f\u00fcpheye sevk eden ve dedikodu i\u00e7erisinde b\u0131-rakan sebepler bizce \u00fc\u00e7 noktad\u0131r.<\/p>\n<p>Birincisi: Kendisinin bizzat g\u00f6z\u00fcyle g\u00f6rmedi\u011fi bir \u015feyi -ne olursa olsun, kimden gelirse gelsin- kabul etmeme ve hatta ink\u00e2r etme cesare\u00actini g\u00f6stermedir. O ise, hakikatte vaki&#8217; olan m\u00fcsbet bir i\u015fi, bir mes&#8217;eleyi, menfice inkar etmek i\u00e7in, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n her taraf\u0131n\u0131, her mek\u00e2n\u0131 ve herkesi delik delik aray\u0131p ke\u015ffettikten sonra, g\u00f6r\u00fclmezse &#8220;yoktur&#8221; diye\u00acbilir. M\u00fcs-bet \u015fey ise, yani varl\u0131\u011f\u0131 isbat ise, sadece o \u015feyin bir tekini, ya da o meselenin bir k\u00f6\u015fesini ibraz edip g\u00f6stermekle, varl\u0131\u011f\u0131 ispat edildi\u011fi i\u00e7in, davas\u0131n\u0131 kolayl\u0131kla ispat edebilir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu esasl\u0131 kaide-i \u015eer&#8217;iye, bu t\u00fcr mes&#8217;elelerde daima k\u0131stas ve \u00f6l\u00e7\u00fcd\u00fcr ve \u00f6yle de olmal\u0131d\u0131r. Ve bu kaide ve k\u0131stas son derece keskindir, yan\u0131ltmaz. \u015eu mukaddememizin Bedi-\u00fczzaman\u2019\u0131n bizzat kendi m\u00fcbarek elleriyle de\u011fi\u015ftirdi\u011fi m\u00fchim baz\u0131 \u015feylerin kli\u015felerini derc etmi\u015fizdir ki, \u015fimdi halen baz\u0131 \u015fah\u0131slar\u0131n dil ve hareketleriyle bu mev\u00aczuda menf\u00ee y\u00f6nden yap\u0131lan yayagaralar ile bir \u00e7e\u015fit vesvese ve \u015f\u00fcpheler \u00fcre\u00acten bir ifsad mekanizmas\u0131n\u0131n h\u00fcvi-yetini nas\u0131l g\u00f6sterdiklerini ispatl\u0131 \u015fe\u00ackilde ibraz etmektedirler.<\/p>\n<p>Bir de, \u015eer&#8217;an ve dinen iki \u015f\u00e2hid-i \u00e2dilin m\u00fc\u015fahadeye dayanan ifade ve \u015fahitlikleridir. Yani: \u0130ki \u015fahid deseler ki: &#8220;Biz, evet g\u00f6rd\u00fck ki; Hazret-i \u00dcstad \u015funlar\u0131 \u015f\u00f6yle yapt\u0131.&#8221; \u0130\u015fte iki \u015fa-hidin birle\u015ferek ve m\u00fc\u015fahadeye dayand\u0131rarak verdikleri bu ifade ve h\u00fck\u00fcm, hi\u00e7 bir vesvese, zan ve \u015f\u00fcphe ile zedelenemez. \u00dcstelik o \u015f\u00e2hidler Bedi\u00fczzaman gibi en keskin ve manev\u00ee radarlara malik bir mane\u00acviyat sultan\u0131n\u0131n senelerce itimad edip, h\u00e2s hizmetinde b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 ve manev\u00ee evlad kabul etti\u011fi kimseler olsa!.. Evet, \u015fu iki m\u00fcsbet \u015fer&#8217;\u00ee kaidelerden birisi, yap\u0131l-m\u0131\u015f bir \u015feyin v\u00fccudunu ispat eden en \u015feksiz vesikad\u0131r. \u0130kincisi de, \u0130ki \u00e2dil \u015fahidin ifade ve beyanlar\u0131 meydanda olduktan sonra, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnya menf\u00ee y\u00f6nden itiraz da etse, hakikatte ve \u015feriat\u00e7a onun hi\u00e7bir de\u00ac\u011ferinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispat eden kat&#8217;\u00ee h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n<p>Ama b\u00fct\u00fcn bu \u015feksiz vesika ve kat&#8217;\u00ee h\u00fck\u00fcmlere ra\u011fmen inti\u00ackam duygusunu, d\u00fc\u015fmanl\u0131k, \u00f6fke ve tarafgirlik kinini tatmin etmek y\u00f6n\u00fcnde \u015eia mesle\u011fini tercih edip de, bu mesle\u011fin s\u00e2liklerinin Kur&#8217;an&#8217;a ve sahabe-i Resulullah&#8217;a (A.S.M) dil uzatt\u0131klar\u0131 gibi, \u015fu her \u015feye itiraz eden ve bahanelerle \u015f\u00fcpheler \u00fcreten mu&#8217;terizler yollar\u0131nda devam ederlerse, hi\u00acdayet ancak Allah\u2019tand\u0131r, der ona b\u0131rak\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>\u0130kinci Nokta: Risale-i Nurun iman ve Kur\u2019an hakikatlar\u0131n\u0131 fevkalade izah eden mesle-\u011fini bilmeyen ve Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n manev\u00ee \u015fahsiyetini tam idr\u00e2k edemeyen baz\u0131 kimseler, ba-sit zihinlerine g\u00f6re hari\u00e7te, orada burada baz\u0131 malumat ve mes&#8217;eleleri toplar, getirir ve ken-di zihninin bulan\u0131k ayinesinden baka\u00acrak, onlar\u0131 en do\u011fru ve hakikatli \u015feyler olarak telakk\u00ee eder, sonra da gelir; Risale-i Nurun o meseledeki kafac\u0131\u011f\u0131na uymayan h\u00fckm\u00fcn\u00fc yanl\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcr ve kendi ken\u00acdine karar vererek der: &#8220;Risale-i N\u00fbr&#8217;un buras\u0131 tahriflidir.. \u00c7\u00fcnki benim buldu-\u011fuma uymuyor.&#8221; der. Evet, ben \u015fahsen b\u00f6ylesi b\u00ee\u00e7are insanlara \u00e7ok rastlam\u0131\u015f\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p>Bu meseleye bir misal olarak, Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n &#8220;\u0130ki mekteb-i Musi\u00acbetin \u015eehadetnamesi&#8221; eseri ilk matbu&#8217; n\u00fcshas\u0131nda &#8220;Biz ki K\u00fcrd\u00fcz, alda\u00acn\u0131r\u0131z. Fakat aldatmay\u0131z. Bir hayat i\u00e7in yala-na tenezz\u00fcl etmeyiz.&#8221; c\u00fcmlesi sonradan Bed\u00ee\u00fczzaman taraf\u0131ndan \u015f\u00f6yle bir tasarrufla tashih edilmi\u015ftir: &#8220;Biz ki hakik\u00ee M\u00fcsl\u00fcman\u0131z ilaahir&#8230;&#8221; \u0130\u015fte baz\u0131 insanlar buna itiraz ediyor ve \u00dcstad\u0131n tashihi de\u011fildir diyor. \u00c7\u00fcnki, hadis var: &#8220;Bir m\u00fc&#8217;min iki defa parma\u011f\u0131n\u0131 ayn\u0131 deli\u011fe sokmaz&#8221; h\u00fckm\u00fcne ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fmektedir. Bu hadisin h\u00fckm\u00fcne g\u00f6re, bir m\u00fcsl\u00fcman iki defa aldanmaz. \u00d6yle ise bu tasarruf \u00dcstad\u0131n olamaz diye h\u00fck\u00fcm ba\u00acs\u0131yor.<\/p>\n<p>Bunlar d\u00fc\u015f\u00fcnemiyorlar ki; K\u00fcrd aldan\u0131rsa, -onun bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re- M\u00fcsl\u00fcman say\u0131l-mamas\u0131 laz\u0131m gelir. \u00c7\u00fcnk\u00fc as\u0131l matbu&#8217; n\u00fcshada &#8220;Biz ki K\u00fcrd\u00fcz, aldan\u0131r\u0131z. Fakat aldatmay\u0131z.&#8221; d\u0131r. Sonraki tasarruf g\u00f6rm\u00fc\u015f n\u00fcs\u00achada ise, &#8220;Biz ki hakik\u00ee M\u00fcsl\u00fcman\u0131z&#8230;&#8221; ifadesiyledir. Ma\u2019n\u00e2s\u0131 da, &#8220;Biz K\u00fcrdler ki hakik\u00ee m\u00fcsl\u00fcman\u0131z&#8221; olur. Ba\u015fka bir ma\u2019n\u00e2 de\u011fildir. Ortada me\u00acselenin bir kamuflaj durumu vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte, tahrif teranesini kendilerine meslek edinenler iyi bilsinler ki; yap\u00act\u0131klar\u0131 i\u015f, masum M\u00fcsl\u00fcman evlatlar\u0131n\u0131n kalblerini Risale-i Nur&#8217;a kar\u015f\u0131 te\u015fvi\u015f edip buland\u0131rmaktan ba\u015fka bir-\u015fey de\u011fildir. Hatta belki o k\u00f6rpe ve masum dima\u011flar\u0131n N\u00fbr&#8217;a m\u00fc\u015ftak duygular\u0131n\u0131 haktan \u00e7evirmektir. Bunlar e\u011fer \u015eia&#8217;n\u0131n m\u00fcfter\u00ee k\u0131sm\u0131n\u0131n mesle\u011fini \u015fiar edinmemi\u015f iseler; Risale-i Nur&#8217;un ailesi i\u00e7erisinde bu mesele samim\u00eece ve husus\u00ee olarak ele al\u0131n\u0131r, hakperestlik ve ka-vaid-i \u015feriata iltizamk\u00e2rl\u0131k duygular\u0131 i\u00e7erisinde tart\u0131\u015f\u0131l\u0131r ve halledilir.. Ki zaten ortada halle-dilecek bir mes&#8217;ele de yoktur.<\/p>\n<p>Abd\u00fclkadir Bad\u0131ll\u0131, bu meseleyi &#8220;Risale-i Nur&#8217;un Te\u2019lif ve Ne\u015fir Tarih\u00e7esi&#8221; eserimizde ve &#8220;Mufassal Tarih\u00e7e-i Hayat&#8221; kitab\u0131m\u0131z\u0131n son cildinin ahirinde ele alm\u0131\u015f ve tahlil ederek mahi-yetini ortaya koymu\u015ftur. \u0130steyenler bu eserlere bakabilir. Zaten biz de onun tesbitlerini h\u00fclasa eyledik.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Nokta: Bed\u00ee\u00fczzaman taraf\u0131ndan baz\u0131 risalelerde yap\u0131lm\u0131\u015f olan tasarruf ve tas-hihlerin yap\u0131lmas\u0131, mahiyeti ve onun bu husus\u00actaki izni hakk\u0131nda bir nebze izahat vermek gerekmektedir. Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n gerek eski eserle\u00acrinde, gerekse yeni eserlerinde baz\u0131 tasarruf ve tas-hihleri kat&#8217;iyyen v\u00e2ki olmu\u015ftur. Bu tasarruflar\u0131n en \u00e7o\u011fu da eski eserlerinden olan &#8220;\u0130ki Mek-teb-i Musibetin \u015eehadetn\u00e2mesi&#8221; eseri \u00fczerinde g\u00f6r\u00fclmektedir. Zeten bu esere, onu ilk ne\u015fre-den muharrir ve gazetecilerin kelimeleri \u00e7ok\u00e7a kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 meselesi de vard\u0131r. Mesela, Arap\u00e7a El-Hutbet-\u00fc\u015f \u015eamiye\u2019nin bir zeyli olan &#8220;Te\u015fhis-\u00fcl \u0130llet&#8221; adl\u0131 eserin son k\u0131sm\u0131nda, \u0130ki Mekteb-i Musibetin \u015eehadetn\u00e2mesi kitab\u0131ndan bahsederken, dipnotta: &#8220;Maalesef heyecan o eseri te\u015fvi\u015f etti\u011fi gibi, matbaac\u0131 da onu tahrif etmi\u015ftir\u201d demektedir. Yine eski eserlerinden birisinin arka ka\u00acpa\u011f\u0131nda eserlerinin isim listesi verilirken, bu kitap i\u00e7in &#8220;Gazetecilerin s\u00f6zleri kar\u0131\u015fmas\u0131yla bir derece m\u00fc\u015fevve\u015f kalm\u0131\u015ft\u0131r&#8221; demektedir.<\/p>\n<p>Bu h\u00e2le g\u00f6re, \u0130ki Mekteb-i Musibetin \u015eehadetn\u00e2mesi eserine, o zamanlar onu ne\u015fre\u00acden muharrirlerin ed\u00eeb\u00e2ne baz\u0131 tasvirleri kar\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r diyebiliriz. Bundan dolay\u0131 olsa gerektir ki, Bed\u00ee\u00fczzaman, 1950&#8217;lerden sonra, onu yeniden ne\u015frettirmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda, ayr\u0131 ayr\u0131 zaman-larda bir ka\u00e7 defa tashih ve tasarruflardan ge\u00e7irdi. Tasarruf g\u00f6rm\u00fc\u015f n\u00fcshalar\u0131n tamam\u0131 biz-de mahfuzdur. E\u011fer bir eserin orijinal n\u00fcshalar\u0131 elde mevcut ise, asla tahriften bahsedile-meyece\u011fini ehli olan anlar.<\/p>\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc Nokta: Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n m\u00fcellif olarak kendi eserleri \u00fczerinde yapt\u0131\u011f\u0131 tasar-ruf ve tashihlerinin mahiyeti ise, umumile\u015ftirme, k\u00fcllile\u015ftirme ve benzeri olan durumlar\u0131n hikmetleri \u015feklinde \u00f6zetlenebilir. Bunun yan\u0131nda o eserlerin ilk as\u0131llar\u0131nda orijinal hali eli-mizde bulunmaktad\u0131r ki, bu eski ve yeni n\u00fcshalar aras\u0131nda, ger\u00e7ek manada, -evham, vesvese ve su-i zanlar m\u00fcdahele etmemek \u015fart\u0131yla- fazla bir fark ve ayr\u0131\u00acl\u0131k yoktur.<\/p>\n<p>K\u00fcllile\u015ftirme veya umumile\u015ftirme d\u0131\u015f\u0131nda, bir de o eski eserlerin y\u00f6nlerini Risale-i Nur mesle\u011fine \u00e7evirme ve ona tabi&#8217; k\u0131lma hususu unutulmamal\u0131d\u0131r. Zira Eski Said ile Yeni Said aras\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fck de olsa baz\u0131 farkl\u0131l\u0131klar\u0131n oldu\u011fu \u00e2\u015fik\u00e2rd\u0131r. Bu hususa Bed\u00ee\u00fczzaman baz\u0131 mektuplar\u0131nda i\u015faret buyur\u00acmu\u015flard\u0131r. Yani, Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n Eski Said tabir etti\u011fi kendi gen\u00e7li\u011fi y\u0131llar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilmesine \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 sosyal ve mill\u00ee mes&#8217;eleleri, Yeni Said d\u00f6ne-minde ba\u015flay\u0131p a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 iman ve Kur&#8217;an hizmeti mesle\u011fi, umum \u00c2lem-i \u0130sl\u00e2m\u0131n m\u00fc\u015fterek mal\u0131 olan iman esaslar\u0131n\u0131 ispat etme ve yayma; uhuvvet-i \u0130slamiye ve Ittihad-\u0131 \u0130slam\u0131 hedef alan mes&#8217;eleleri per\u00e7in\u00acle\u015ftirme gibi b\u00fcy\u00fck ve geni\u015f ve birinci derecede gelen mes&#8217;eleleri engel\u00acsiz y\u00fcr\u00fctmesi bak\u0131m\u0131ndan, eski hizmetleri \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ve d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc plana b\u0131\u00acrakmas\u0131 durumudur. Bu \u00e7ok \u00f6nemli bir noktad\u0131r.<\/p>\n<p>Hakaik-i imaniye, her\u015feyden evvel bu zamanda en birinci maksad olmak ve sair \u015feyler ikinci, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc derecede kalmak ve Risale-i Nur&#8217;la onlara hizmet etmek en birinci vazife ve medar-\u0131 merak ve maksud-u bizz\u00e2t olmak l\u00e2z\u0131m iken; \u015fimdiki hal-i \u00e2lem hayat-\u0131 d\u00fcn-yeviyeyi hususan hayat-\u0131 i\u00e7timaiyeyi ve bilh\u00e2ssa hayat-\u0131 siyasiyeyi ve bilh\u00e2ssa medeniyetin se-fahet ve dalaletine ceza olarak gelen gazab-\u0131 \u0130lah\u00eenin bir cilvesi olan harb-i umum\u00eenin tarafgi-rane, damarlar\u0131 ve a&#8217;sablar\u0131 tehyic edip b\u00e2t\u0131n-\u0131 kalbe kadar, hatt\u00e2 hakaik-i imaniyenin elmas-lar\u0131 derecesine o zararl\u0131, f\u00e2ni arzular\u0131 yerle\u015ftirecek derecesinde bu me\u015f&#8217;um as\u0131r \u00f6yle \u015f\u0131r\u0131nga etmi\u015f ve ediyor ve \u00f6yle a\u015f\u0131lam\u0131\u015f ve a\u015f\u0131l\u0131yor ki; Risale-i Nur dairesi haricinde bulunan \u00fclema-lar, belki de veliler; o siyas\u00ee ve i\u00e7tima\u00ee hayat\u0131n rab\u0131talar\u0131 sebebiyle, hakaik-i imaniyenin h\u00fck-m\u00fcn\u00fc ikinci, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc derecede b\u0131rak\u0131p, o cereyanlar\u0131n h\u00fckm\u00fcne t\u00e2bi&#8217; olarak hemfikri olan m\u00fcnaf\u0131klar\u0131 sever, kendine muhalif olan ehl-i hakikat\u0131 belki ehl-i velayeti tenkid ve adavet eder, hatt\u00e2 hissiyat-\u0131 diniyeyi o cereyanlara t\u00e2bi&#8217; yaparlar.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu asr\u0131n bu acib tehlikesine kar\u015f\u0131, Risale-i Nur&#8217;un hizmet ve me\u015fgalesi, \u015fimdiki si-yaseti ve cereyanlar\u0131n\u0131 o derece nazar\u0131mdan iskat etmi\u015f ki; bu harb-i umum\u00eeyi bu d\u00f6rt ayda merak etmedim, sormad\u0131m.<\/p>\n<p><strong>Bed\u00ee\u00fczzman\u2019\u0131n konuyla alakal\u0131 talimat\u0131 aynen \u015f\u00f6yledir:<\/strong> Hususan eski Divan-\u0131 Harb-i \u00d6rf\u00eedeki m\u00fcdafaat\u0131m, Risale-i Nur mesle\u011fine uymayan baz\u0131 c\u00fcmleleri tayye\u00acdilsin. Be\u015finci Nokta: Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n gerek eski eserlerinin, gerekse Ri\u00acsale-i Nur olan yeni eserlerinin baz\u0131 yerlerinin tayy, \u0131slah ve tashih etme yetkisini talebelerine \u00e7ok\u00e7a verdi\u011fi hususudur ki, Risale-i Nur&#8217;da ve \u00f6zellikle lahika mektuplar\u0131nda bu izin numunelerinin mev-cudiyeti, bu eserlere a\u015fina olan kimselerin malumudur. L\u00e2kin burada \u00e7ok m\u00fchim ve kritik bir nokta vard\u0131r ki; herhangi bir maslahat, icab veya zaruret kar\u015f\u0131\u00acs\u0131nda Nur talebelerinden y\u00fcksek seviyeli ve \u00e2\u015fin\u00e2 s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n baz\u0131 tasarruf\u00aclar\u0131 olmu\u015fsa da, bunlar\u0131n hepsini mutlaka Bed\u00ee\u00fczzaman g\u00f6rm\u00fc\u015f ve bakm\u0131\u015f, ya tasdik veya tashih ederek ne\u015frettirmi\u015f oldu\u011fu yerlerdir. Bun\u00aclar\u0131n haricinde yoktur ve olamaz.<\/p>\n<p>Demek ki, Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n o gibi izinleri -yukar\u0131da ge\u00e7en bir mektu\u00acbundan verilen pa-saj\u0131n\u0131n numunesinde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi- onun hayatta ol\u00acdu\u011fu zamana ve mutlaka nazar\u0131ndan ge\u00e7ti\u011fi \u015feylere aittir. Ama Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n vefat\u0131ndan sonra &#8211; ki Nurlar tamamen kemalini bulmu\u015f, tashih ve tasarruf meselesi b\u00fct\u00fcn\u00fcyle sona ermi\u015ftir., herhangi bir kimse; bilmem edebiyat ad\u0131na Nurlar\u0131n bir tek c\u00fcmlesini, hatta bir noktas\u0131n\u0131 tashih veya \u0131slah gayesiyle tebdil edemez. Zira ki Bed\u00ee\u00fczzaman hayatta de\u011fildir ki g\u00f6rs\u00fcn, kontrol etsin, tashih veya tasvib etsin. Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n kendi sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda, baz\u0131 durumlarda bir k\u0131s\u0131m eski eserleri i\u00e7in talebele-rine verdi\u011fi tasarruf iznini sarihan g\u00f6steren bir \u00e7ok mektuplar\u0131ndan sadece birini takdim edelim: Fakat oniki adet par\u00e7alarda, (Tarih\u00e7e-i Hayat i\u00e7in haz\u0131rlanan Nur&#8217;un par\u00e7alar\u0131) onlar m\u00fcnasib g\u00f6rmedikleri c\u00fcmleleri kald\u0131rma\u00acs\u0131na onlara izin veriyorum ve \u0131slah\u0131 da onlara hava-le ediyorum.<\/p>\n<p><strong>Netice<\/strong><\/p>\n<p>1- Bed\u00ee\u00fczzaman kendi eserleri \u00fcst\u00fcnde istedi\u011fi kadar tasarruf ve tashih etme selahiye-tine \u015fer&#8217;an ve aklen ve \u00f6rfen sahip oldu\u011fu i\u00e7in, \u00f6zel\u00aclikle eski eserlerinin bir k\u0131sm\u0131n\u0131n baz\u0131 yerlerini tasarrufla tashih etmi\u015f ol\u00acdu\u011funda asl \u015f\u00fcphe bulunmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>2- Bu cilde ek olarak verece\u011fimiz \u00fc\u00e7 temel eserin asl\u0131n\u0131 m\u00fctalaa edenler anlayacaklar-d\u0131r, tahrif iddialar\u0131 tamamen as\u0131ls\u0131z, siyas\u00ee yahut \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k vir\u00fcs\u00fcyle ortaya at\u0131lan iddialard\u0131r. Bedi\u00fczzaman\u0131n kendi kalemiyle olan tasarruf ve tashihlerini g\u00f6steren bu orijinal n\u00fcshalar ortaya koymaktad\u0131r ki, ilk as\u0131llar\u0131yla farkl\u0131l\u0131klar\u0131 g\u00f6ze \u00e7arpan di\u011fer n\u00fcshalar\u0131n tamam\u0131n m\u00fc-ellifi taraf\u0131ndan tashih g\u00f6rm\u00fc\u015f olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. Ya da hi\u00e7 olmazsa, hayat\u0131nda onun emri ve izni dahilinde baz\u0131 yerlerde ufak tefek ta&#8217;dilat yapan talebelerinin yapt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f olan Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n tasdi\u00ackini ifade eder. Zira o gibi yerler, Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n sa\u011fl\u0131\u011f\u0131ndan beri ne\u015f\u00acredilip gelen yerlerdir. Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n bu tashih ve tasarruflar\u0131n\u0131n zahir ve ayan &#8211; beyan numunelerini g\u00f6s-terdikten sonra, m\u00fcsbet meseledeki \u015fer&#8217;\u00ee ispat hakikati ortaya konmu\u015f oluyor. Ama menfili-\u011fini ispat i\u00e7in -az \u00fcstte arz olundu\u011fu ve\u00e7hiyle- b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyay\u0131 ve b\u00fct\u00fcn herkesin k\u00fct\u00fcbhane-lerini aray\u0131p tarad\u0131ktan sonra, g\u00f6r\u00fclmedi\u011fi zaman belki diyebilir ki: &#8220;bu yok\u00actur&#8221;. Aksi takdir-de iddialar\u0131 hezeyanv\u00e2ri \u015feylerle bir bo\u015fbo\u011fazl\u0131kta kal\u00acmay\u0131p, fesad ve ifsad hududuna dahil olmu\u015f olur.<\/p>\n<p>3- Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n kendi elleriyle \u00fcst\u00fcnde baz\u0131 tashih ve tasarruflar icra etti\u011fi ayn\u0131 eserlerinin ilk as\u0131llar\u0131n\u0131 tamamen yok etmeye, yok saymaya veya ortadan kald\u0131rmaya dair herhangi bir hareketi, emri, i\u015fareti ve ifadesi mevcut de\u011fildir. \u00d6yle ise, bizim de o eski as\u0131l-lar\u0131 yok etmeye veya yok saymaya haddimiz ve hakk\u0131m\u0131z de\u011fildir. Her iki tarz\u0131n\u0131 da -e\u011fer Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019a sad\u0131k talebe isek- kabul etmeye mecbur ve m\u00fckellefiz.<\/p>\n<p>4- Bed\u00ee\u00fczzaman kendi eski eserlerinden baz\u0131lar\u0131n\u0131 al\u0131p tashih ederek ve Risale-i Nurlar-la birle\u015ftirerek, beraber ne\u015fretti\u011fi halde, bir k\u0131sm\u0131na da hi\u00e7 dokunmadan ilk as\u0131llar\u0131 ile b\u0131-rakm\u0131\u015ft\u0131r. Mesela: T\u00fcrk\u00e7e olan &#8220;Lemaat, M\u00fcnazarat, \u0130ki Mekteb-i Musibet ve Muhakem\u00e2t&#8221;\u0131 ve bunlarla beraber eski olan baz\u0131 nutuk ve makalelerini ele al\u0131p, g\u00f6zden ge\u00e7irip ne\u015frettirdi\u011fi halde, \u201cTuluat, Rumuz, \u0130\u015f\u00e2r\u00e2t ve \u015eua\u00e2t&#8221; gibi di\u011fer eserlerine ve bunlarla birlikte bir ka\u00e7 nu-tuk ve makalesine dokunmadan \u00f6yle b\u0131rakm\u0131\u015f, ne\u015frettirmemi\u015ftir. Ama Arap\u00e7a eserlerinden El-Mesneviy-\u00fcl-Arab\u00ee Mecmuas\u0131na dahil et\u00acti\u011fi par\u00e7alar\u0131 -bir iki zeyl m\u00fcstesna- ve fakat hep-sini \u00f6nemle ele alm\u0131\u015f, okumu\u015f ve baz\u0131 tashihlerden ge\u00e7irdikten sonra, T\u00fcrk\u00e7e olan &#8220;Nokta&#8221; ri\u00acsalesinin ba\u015f k\u0131sm\u0131yla birlikte ne\u015frettirmi\u015ftir. Ayn\u0131 \u015fekilde, eski eserlerinden Arap\u00e7a &#8220;El-Hutbet-\u00fc\u015f \u015eamiye&#8221;yi fazla ehemmiyetine binaen, \u00f6nemle ele alm\u0131\u015f ve bizzat Hazret-i M\u00fcellif ken\u00acdisi onu T\u00fcrk\u00e7e&#8217;ye terc\u00fcme etmi\u015f ve ne\u015frettirmi\u015ftir. Bir m\u00fcddet sonra da, kendisinin T\u00fcrk\u00e7e&#8217;ye \u00e7evirmi\u015f oldu\u011fu Hutbe-i \u015eamiye&#8217;sini k\u00fc\u00e7\u00fck karde\u015fi molla Abd\u00fclmecid&#8217;e tekrar Arap\u00e7a&#8217;ya \u00e7evirttirmi\u015ftir. \u0130\u015far\u00e2t-\u00fcl \u0130&#8217;caz ese\u00acrini zaten hem Arab\u00ee asl\u0131n\u0131 hem de Molla Ab-d\u00fclmecid&#8217;e terc\u00fcme ettirdi\u011fi T\u00fcrk\u00e7e&#8217;sini ve ayr\u0131ca Mesnevi-i Nuriye&#8217;yi ve onun T\u00fcrk\u00e7e ter-c\u00fcmesini ne\u015frettirmi\u015flerdir.<\/p>\n<p><strong>BED\u00ce\u00dcZZAMAN GE\u00c7\u0130M\u0130N\u0130 NASIL SA\u011eLIYORDU?<\/strong><\/p>\n<p>Bu masraflar\u0131 nas\u0131l kar\u015f\u0131l\u0131yor \u015feklinde Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n hayat\u0131 incelendi\u011fi zaman, onun evvela Do\u011fu Anadolu\u2019da \u015fehirden \u015fehire ve daha sonra Osmanl\u0131 topraklar\u0131nda, Van\u2019dan \u0130stanbul\u2019a, oradan Batum, Tiflis, \u015eam ve nihayet Rusya ve tekrar \u0130stanbul\u2019a seyahat-ler yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve muhtelif mek\u00e2nlarda (otel, konak ve ev) kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. \u0130ster istemez inasnlar\u0131n akl\u0131na acaba ge\u00e7im ve yol masraflar\u0131n\u0131 nas\u0131l kar\u015f\u0131l\u0131yordu? sorusu gelmektedir. Sadaka ve zek\u00e2t kabul etmedi\u011fi herkesin malumudur. Bu soruya cevap olmak \u00fczere baz\u0131 hususlar\u0131 takdim edebiliriz. Birincisi, Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n esir d\u00fc\u015ft\u00fckten sonra kendisine d\u00fczenli olarak devletin Hil\u00e2l-i Ahmer yoluyla tahs\u00ees\u00e2t g\u00f6nderdi\u011fine dair belgeler elimizdedir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi, iki bu\u00e7uk y\u0131l s\u00fcren es\u00e2ret hayat\u0131nda Kosturma\u2019da iken de bu tahs\u00ees\u00e2t\u0131n devam etti\u011fini belgelerden \u00f6\u011freniyoruz. Bunlar\u0131 kitab\u0131m\u0131zda ne\u015fretti\u011fimiz i\u00e7in k\u0131sa kesiyoruz. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, 1909 y\u0131l\u0131ndan itibaren kitaplar\u0131n\u0131 ne\u015fretmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bunlardan gelen c\u00fcz\u2019\u00ee gelirleri kullanabilece\u011fini de tahmin ediyoruz.<\/p>\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, Bed\u00ee\u00fczzaman gitti\u011fi yerlerde b\u00fcy\u00fck bir \u00e2lim olmas\u0131 hasebiyle devlet adamlar\u0131 taraf\u0131ndan a\u011f\u0131rlanm\u0131\u015f ve kendisine asla masraf yapt\u0131r\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Mesela Van\u2019da T\u00e2hir Pa\u015fa\u2019n\u0131n kona\u011f\u0131nda uzun s\u00fcre kalm\u0131\u015ft\u0131r; herhalde Horhor Medresesine kira \u00f6deme-mi\u015ftir; Mardin\u2019de Ensari Kona\u011f\u0131nda a\u011f\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r; Tillo\u2019da t\u00fcrbede kalm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Be\u015fincisi, bulundu\u011fu \u015fehirlerde zek\u00e2t ve sadaka kabul etmedi\u011fi bilinen Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019a devlet yetkilileri taraf\u0131ndan vak\u0131flar eliyle tahsis\u00e2t da ayr\u0131lm\u0131\u015f olabilir.<\/p>\n<p>Alt\u0131nc\u0131s\u0131, Osmanl\u0131 h\u00fck\u00fcmeti, \u015eark\u2019ta ba\u015flayan K\u00fcrt isyanlar\u0131n\u0131 teskin etmek \u00fczere kendi-sini harc\u0131rah\u0131n\u0131 vererek Batum ve Tiflis yoluyla \u015eark\u2019a g\u00f6ndermek istemi\u015f ve Bed\u00ee\u00fczzaman bu harc\u0131rah\u0131 kabul etmemi\u015ftir. Yedincisi ve \u00f6nemlisi Bed\u00ee\u00fczzaman\u2019\u0131n kendi verdi\u011fi \u015fu harika cevapta yatmaktad\u0131r ve bu cevap Cumhuriyet d\u00f6nemi i\u00e7in de ge\u00e7erlidir.<\/p>\n<p>Ehl-i d\u00fcnya bana der: &#8220;Ne ile ya\u015f\u0131yorsun? \u00c7al\u0131\u015fmadan nas\u0131l ge\u00e7iniyorsun? Memleketimizde tenbelce oturanlar\u0131 ve ba\u015fkas\u0131n\u0131n sa&#8217;yi ile ge\u00e7inenleri istemiyoruz.&#8221;<\/p>\n<p>Elcevab: Ben iktisad ve bereketle ya\u015f\u0131yorum. Rezzak\u0131mdan ba\u015fka kimsenin minnetini alm\u0131yorum ve almama\u011fa da karar vermi\u015fim. Evet g\u00fcnde y\u00fcz para, belki k\u0131rk para ile ya\u015fayan bir adam, ba\u015fkas\u0131n\u0131n minnetini almaz. \u015eu mes&#8217;elenin izah\u0131n\u0131 hi\u00e7 arzu etmiyordum. Belki bir gururu ve bir enaniyeti ihsas eder fikriyle, beyan etmek bana pek n\u00e2ho\u015ftur. Fakat madem ehl-i d\u00fcnya evhaml\u0131 bir surette soruyorlar, ben de derim ki: K\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcmden beri halklar\u0131n mal\u0131n\u0131 kabul etmemek -velev zekat dahi olsa- hem maa\u015f\u0131 kabul etmemek -yaln\u0131z bir-iki sene D\u00e2r-\u00fcl Hikmet-il \u0130sl\u00e2miye&#8217;de dostlar\u0131m\u0131n icbar\u0131yla kabul etmeye mecbur oldum ve o paray\u0131 da manen millete iade ettik- hem mai\u015fet-i d\u00fcnyeviye i\u00e7in minnet alt\u0131na girmemek, b\u00fct\u00fcn \u00f6m-r\u00fcmde bir d\u00fcstur-u hayat\u0131md\u0131r. Ehl-i memleketim ve ba\u015fka yerlerde beni tan\u0131yanlar bunu bi-liyorlar. Bu be\u015f seneki nefyimde, \u00e7ok dostlar bana hediyelerini kabul ettirmek i\u00e7in \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015ft\u0131-lar, kabul etmedim. &#8220;\u00d6yle ise nas\u0131l idare edersin?&#8221; denilse, derim: Bereket ve ikram-\u0131 \u0130lah\u00ee ile ya\u015f\u0131yorum. Nefsim \u00e7endan her hakarete, her ihanete m\u00fcstehak ise de; fakat Kur&#8217;an hizmeti-nin kerameti olarak, erzak hususunda ikram-\u0131 \u0130lah\u00ee olan berekete mazhar oluyorum. \u0648\u064e \u0627\u064e\u0645\u0651\u064e\u0627 \u0628\u0650\u0646\u0650\u0639\u0652\u0645\u064e\u0629\u0650 \u0631\u064e\u0628\u0650\u0651\u0643\u064e \u0641\u064e\u062d\u064e\u062f\u0650\u0651\u062b\u0652 s\u0131rr\u0131yla, Cenab-\u0131 Hakk&#8217;\u0131n bana etti\u011fi ihsanat\u0131 y\u00e2dedip, bir \u015f\u00fckr-\u00fc manev\u00ee nev&#8217;inde bir-ka\u00e7 n\u00fcmunesini s\u00f6yleyece\u011fim. Bir \u015f\u00fckr-\u00fc manev\u00ee olmakla beraber, korkuyorum ki, bir riya ve gururu ihsas ederek o m\u00fcbarek bereket kesilsin. \u00c7\u00fcnki m\u00fcftehirane gizli bereketi izhar et-mek, kesilmesine sebeb olur. Fakat ne \u00e7are, s\u00f6ylemeye mecbur oldum.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte birisi: \u015eu alt\u0131 ayd\u0131r otuzalt\u0131 ekmekten ibaret bir kile bu\u011fday bana k\u00e2fi geldi. Daha var, bitmemi\u015f. Ne mikdar kifayet {(Ha\u015fiye): Bir sene devam etti.} edecek, bilmiyorum.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Akit Gazetesi&#8217;nin &#8220;Risale-i Nur\u2019da b\u00fcy\u00fck tahrifat&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 haberi Nur talebeleri taraf\u0131ndan b\u00fcy\u00fck bir infialle kar\u015f\u0131land\u0131. Benzer iddialar ge\u00e7mi\u015fte de g\u00fcndeme getirilmek istenmi\u015f ancak Bedi\u00fczzaman Hazretlerinin talebelerinden Abd\u00fclkadir Bad\u0131ll\u0131 a\u011fabeyin ayr\u0131nt\u0131l\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ile yalanlanm\u0131\u015ft\u0131. Prof. Ahmet Akg\u00fcnd\u00fcz, Bad\u0131ll\u0131 a\u011fabeyin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 tekrar hat\u0131rlatt\u0131. Ayn\u0131 cevab\u0131 &#8220;Ar\u015fiv Belgeleri I\u015f\u0131\u011f\u0131nda Bedi\u00fczzaman Said Nursi&#8221; adl\u0131\u2026<\/p>\n<p> <a class=\"continue-reading-link\" href=\"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/?p=221\"><span>Continue reading<\/span><i class=\"crycon-right-dir\"><\/i><\/a> <\/p>\n","protected":false},"author":2,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[9,5],"tags":[],"class_list":["post-221","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-articles-turkish","category-news-turkish"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/221","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/2"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=221"}],"version-history":[{"count":3,"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/221\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":225,"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/221\/revisions\/225"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=221"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=221"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/ahmedakgunduz.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=221"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}